Yağmur…

Usulca yağan yağmur ıslatıyor perdesi kararmış pencerimi,
Dışarda soğuk bir haykırışla bağrışan kediler mekansızlıklarına yanmakta,
Gökyüzü herzamankinden daha zifiri ,karanlıksa bir o derece kasvetli,
Sesi dimağımda yankılanmakta, uğultusuyla rüzgarın.
Soğuk kendisini hissettirmeye inad etmişçesine dirayetli,
Sokaklar sırılsıklam,insanlarsa bi o derece kupkuru,
Yaşlı gözlerde yağmurumsu bir akış,bir o derece şiddetli
Çek vur beni namlusu paslanmış yüreğinle,
Belki az bir ölümle ,sadakatsiz bir hayatla kalırım,
Yağmur ıslat, belki yeniden yeşerir yüreğim,
Ya pencerem!
Ya yürekleri kurumuş, benlikleri yanmış ölüler!
Yağmur ıslat beni üşüyeyim!!!
Ölüm tir tir üşüyedururken ,
Ve beklerken sabahı,gökyüzünde güneşi
Isıtması için taaa.. yüreğimin derinliklerini,
vurulası yüreklerden uzakta vurulayım,
ölüm sessizce ağlarken,
ben kendimden, kendim benden uzaktayken…
(A.K.) 06.eylül.2009 Saat: Küsuratı küsurat geçerken.
Eylül 6, 2009 11:52 pm
Bazen içindekiler tarif edilemez insanın,ya da insan tarif etmeyi bilmez..İnsan duygularını bu kadar mı güzel anlatır ya..TEBRİKLER
Eylül 7, 2009 6:11 am
Yağmura ne güzel anlamlar yüklenmiş, elinize kaleminize sağlık…
Eylül 7, 2009 4:58 pm
Hepinize teşkkürler..Saoğlun.
Eylül 17, 2009 12:21 am
Bunları kitaplaştırmalıyız hocam..
Eylül 17, 2009 12:23 am
eywallah hocam 2010 ocak sayımız seçkin kitapçılarda inş.
D